coşkunluk

-ğu is.
1. 兴奋, 激动
2. 猛烈, 汹涌

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • coşkunluk — is., ğu 1) Coşkun olma durumu 2) Coşkunca yapılan iş, cuşiş, cuşuhuruş Yahya Kemal in tarihimizi kucaklayan sevgisi, en büyük coşkunluğa İstanbul şehrinde varır. B. R. Eyuboğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ateş — is., Far. āteş 1) Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr Uygarlık ateşten doğmuştur. 2) Tutuşmuş olan cisim 3) Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç Yemeği ateşten indirdim. 4) Patlayıcı silahların atılması Top… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cuşiş — is., esk., Far. cūşiş Coşkunluk Yürüdükçe gönlündeki cuşiş artıyor. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cuşuhuruş — is., esk., Far. cūş + ḫurūş Coşkunluk İçeriye hatıraların cuşuhuruşuyla girerdim. R. E. Ünaydın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalkanmak — nsz 1) Çalkama işine konu olmak 2) Deniz, göl dalgalanmak Bu loş ve serin salonların altında Haliç in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır. B. R. Eyuboğlu 3) mec. Coşmak 4) mec. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak 5) mec. Coşkunluk,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hararet — is., Ar. ḥarāret 1) Sıcaklık Odanın harareti. 2) Susama, susuzluk Çay, harareti giderir. 3) mec. Coşkunluk, ateşlilik Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı, P. Safa Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller hararet basmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • harlatmak — i 1) Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar. R. N. Güntekin 2) mec. Coşkunluk vermek, canlandırmak Millî Mücadele de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vect — is., cdi, esk., Ar. vecd Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme, esrime Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller vecde gelmek vecde kapılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yangın — is. 1) Zarara yol açan büyük ateş Yangın yaklaştığı için yaverleri ve dostları telaşta idi. F. R. Atay 2) Hastalıkta ateş 3) mec. Coşkunluk 4) sf., mec. Tutkun, düşkün, âşık Haydi ben kumar yangınıyım fakat senin vaziyetin benimkinden daha vahim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşka gelmek — tkz. bir şeyi yapmak için büyük bir istek duymak, coşmak, coşkunluk göstermek Meltemler tanrısı aşka gelip bu yeni varlığı yelpazelemeye koyuldu. Halikarnas Balıkçısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi içine sığmamak — telaş, sabırsızlık, coşkunluk göstermekten kendini alamamak Nazmiye den çok İhsan ın içi içine sığmıyor, birazdan başlarına gelecekleri tasarlayarak kahroluyordu. O. Kemal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.